COĞRAFİ DURUMU
 
            İlçemiz, Burdur ilinin güneybatısındadır. İl merkezine uzaklığı 125 km’dir.Gölhisar, (Pırnaz, İbecik Kasabası, Asmalı,Evciler,Karapınar  ve Hisaradı köyleri) Çavdır (Kozağacı ve Bayındır Kasabaları ve Kızıllar köyü) ve Muğla- Fethiye (Çobanisa, Karaçulha Kasabası, Çamköy Kasabası,Gökben,Eldirek, Yayla Patlangıç Mah.,Ören ve Paşalı köyleri) ilçeleriyle komşudur.İlçe merkezinin rakımı 1250 m’dir. İlçe Fethiye-Denizli karayolu üzerindedir.
             
                                                                                 Yüzey Şekilleri
            Dirmil yüzey şekilleri açısından karmaşık bir özellik göstermektedir.Doğu-batı yönünde uzanan yüzey şekilleri,Batı Toroslar kıvrım dağ sistemi içerisinde yer almaktadır. Koçaş, Oyuk,Kerkeli  ve Boncuk dağları (2418 m)  Erbeleni ve Kızlarsivrisi önemli yükseltilerdir.
 
Boncuk Dağı
 
            Güney batıda Maşta ve Pırnaz köylerinin arasında kalan Boncuk Dağı ilçemizin en yüksek dağı olup yaklaşık 1600 metrelerden itibaren doğal bitki örtüsü üst  sınırına ulaştığından yüksek kesimlerde bitki örtüsü mevcut değildir.Bu alanda özellikle yükseklik ve bakının da etkisiyle çok miktarda kar yağışı görüldüğünden;fiziksel çözülme oldukça fazladır.Eğim son derece yüksek olduğu için dağa tırmanmak  oldukça zordur.Ulaşım Orman teşkilatına ait şose yol ve belli geçit alanlarından sağlanabilmektedir.Boncuk Dağının kuzey kesimlerinde meşe ve  ardıç ormanları görülürken güney alanlarında daha çok karışık bir orman örtüsü mevcuttur.
Kerkeli-Çırkıcak Dağı
 
            İlçemizin önemli yükseltilerindendir.Kuzey ve batı  yamaçlarında daha çok iğne yapraklı karışık ormanlar mevcuttur.Özellikle Esenli ve Payamlı  güneyinde sedir ormanları yaygınlık gösterir.Kerkeli-Çırkıcak Dağı’nın güney yamaçları bitki örtüsü açısından zengin olup geniş düzlükleri içinde barındırmaktadır.Bu dağ grubuna  bitki örtüsü açısından oldukça otsu bitkilerin egemen olduğu ve fiziksel erimenin yoğun olduğu  Çağlan Dağı’nı eklemek gerekecektir..Bu dağdan itibaren  morfolojik yapı güneye doğru dalgalanmakta ve parçalı plato görünümü kazanmaktadır.Bu durum sarp arazilerin hüküm sürdüğü Karanlıkiçi Kanyonu’na kadar bu şekilde devam etmektedir.
 Oyuk Dağı
 
            Dirmil  ovasından itibaren dağınık haldeki yükseltileri toplayarak aniden yükselen Oyuk Dağı; arazi çeşitliliği açısından farklılık göstermektedir.Güney yamaçlarında eğim oranı az iken özellikle batı yamaçları Konyalıardı ve Dığankara yükseltileriyle sarp ve geçit vermez bir özellik kazanır.Oyuk Dağı belli aralıklardaki hörgüç yükseltilerle Koçaş Dağı’na kadar uzanmaktadır.
  Koçaş Dağı
            Dirmil,Gölhisar ve Çavdır ilçelerinin ortak kullanımında olan Koçaş Dağı bölgenin en yüksek dağıdır.Her yönü ormanlıktır. Çok geniş bir alana hakim yüksekliktedir.
Galamacık Dağı
            Etrafındaki küçük yükseltileri hem toplayıp hem de dağıtan bir yapıya sahiptir.Antropojen bozkırların en yaygın olarak görüldüğü alanlardan birisidir.Bu dağdan itibaren kuzey ve doğuya doğru yükselti düşmektedir.Burada geniş platolar ve bitki örtüsünün tek çeşide indiği daha çok ardıç ormanları ile çalılıklardan oluşan bir görünüm vardır.Dalgalı halde kuzeye doğru Kapılıgeçit Dağına; güneydoğu yönünde ise Erbeleni Dağı’na uzanmaktadır.
 Erbeleni
 
            İlçenin en  doğusunda karmaşık bir yapıya sahiptir.yer yer karstik  çukurların görüldüğü  bitki örtüsü olarak yer yer ardıç kümelerine rastlanır. Çobanisa ovasından,Göçükten ve Kadıra’dan toplanan yükseltiler Erbeleni’nde zirveye ulaşmaktadır
 Kızlarsivrisi 
 
            Yörenin en dik ve yüksek dağlarındandır.bitki örtüsü ardıç ormanları özelliğindedir.
 
PLATOLAR
 
            Dirmil, platolar bakımından oldukça zengindir.Özellikle kuzey doğu bölgesi geniş platoların olduğu bir  yapıdadır.Teşnek kabarığından itibaren; Sığırkulağı, Fatmapınarı, Çukuryurt, Dedetaş,Kadıpınarı, Marmarlı, Kırkpınar önemli platolardır.Kırkpınar platosu Kırkpınar çayının oluşturduğu mendereslerle parçalanmıştır.
Ayrıca  Yüğürler, Yalınova,Yazıralanı,Hamzaballar,Çıvgın, Çeşmönü, Beyalanı  bu bölgedeki önemli platolardır.Bu platoların bir çoğunda tarımsal faaliyetler yapıldığı gibi mera olarak ta kullanılmaktadır.İlçenin kuzeybatısında Yediahırlı, Dirmilcik, Sarıpınar,Elmacık özü gibi platolar mevcuttur.
Güneyde ise Avdan, Akpınar,Çaymaar,Esiri ve Kumlu gibi platolar sayılabilir.
            Dirmil'den çıkıldığında kuzey doğu istikametinde zaman zaman yayla evleri kurulur. Ancak bu yayla evleri geçicidir. Daha yukarıda Kirazlı Yaylası vardır. Suyu oldukça soğuktur. Bundan yukarıda Banaz Yaylası, Teşnek Yaylası, Sığır Kulağı Yaylası, Fatma Pınarından hemen öncedir. Yayla içerisinde 20 kadar kaynak suyu mevcuttur. Fatma Pınarı yaylasından sonra Çukuryurt Yaylası gelir. Çukuryurt Yaylasının devamında Dedetaş Yaylası vardır.
            Bölgenin ikinci büyük yaylası Kırkpınar Yaylasıdır. Akçataş Dağının eteklerindeki geniş düzlük alanı kapsar. Büyük bir taşın dibinden kaynak fışkırır. Suyu bol ve soğuktur. Bu su Kozağacı barajına geniş çayırlık alanları suladıktan sonra  menderesler yaparak Çatma Boğazını geçerek ulaşır. Bu düzlükte çeşitli tarihi kalıntıların oluşu, bu yaylanın çok eskilerden beri bir mesire yeri olduğu hakkında ipucu vermektedir. Yukarıda sayılan yaylalar Mayıs-Ağustos döneminde çıkılan yaylalardır. Örüm bozulduktan sonra (Hayvanların otlatılması serbest) göçülen yaylalar ise şunlardır: Eminepınarı, Amzaballar, Çıvgın, Yazıralanı, Abdalpınarı, Çeşmeönü, Gökmehmet Yurdu, Beyalanı, Topaneğrek, Kutlupınar gibi yerler Örümbozuğu sonrası göçülen yaylalardır.
 
            Çıkrıcak Dağı bölgesinde ise şu yaylalar vardır; Maşat alanı, Payamlı, Ömeralanı, Kerkeli, Derbent, Büyükkumlu, Ortakumlu, Küçükkumlu, Ballık yolu üzerinde Akpınar Yaylası, Kızılağaç ve Çörten Yaylası mevcuttur. 
Koçaş Dağı bölgesinde, Ekiz Yaylası, Karamıklıçukur Yaylası, Kozlu Yaylası, Yediahırlı ve Söğütlü Yaylaları ile Koçaş Dağının Kırkpınar yönünde Akçataş Yaylaları önemli yaylalardır.
 
AKARSULARI
 
Dirmil bölgede akarsu zenginliği açısından dikkat çekmektedir. İlçe sınırları içerisinde dört ayrı su toplama havzası vardır.
Dalaman Çayı  Dirmil havzası,Boncuk Dağı,Çaypınar,Çırkıcak,Belbaşı,Oyuk Dağı, Koçaş, Çal ve  Çörten Dağlarındaki suları toplayıp Dalaman Çayı’nın yukarı çığırını oluşturur.
Karanlıkdere  havzası Maşta dağlarının  havzasıdır. Bu havza Eşen Çayı’nın Dirmil yaylalarından, Söğüt, ve Seki bölgesi sularıyla Karanlıkiçi Kanyonu’nda Çay Döğüştüğü’nde buluşarak Eşen Çayı’nı oluşturmaktadırlar.
Eşen Çayı   havzası;Kerkeli,Esenli,Belbaşı Galamacık, Karadağ, Erbeleni ve Kızlarsivrisi alanlarının sularını toplayarak Eşen Çayı yukarı çığırını oluşturmaktadır.
Dalaman Çayı Kırkpınar havzası ise Yedikardeşler,Yaylacık,Yüğürler, Öreneğrek  bölgesinin sularını toplayıp Dalaman Çayı Kırkpınar Yukarı çığırını oluşturmaktadır.
Dirmil akarsuları farklı su yollarından akarak hem Akdeniz’e hem de Ege Denizi’ne ulaşmaktadır.Akarsuların  rejimleri iklime bağlı olarak düzensizdir.Debileri ise Karanlıkdere havzası dışında çok yüksek değildir. Bazı akarsular karstik özellikte olup yazın kurumaktadırlar.Dirmil kaynak suları bakımından bölgenin en zengin kaynaklarına sahiptir.Etrafta Dirmil’in soğuk suları olarak bilinmektedir.Bu durumun en büyük yansıması ilçe merkezindeki Esmerpınarı’nda yaz mevsiminde su doldurmak için sıraya girmiş yerli ve yabancı insanlar  gösterilebilir.
 Dirmil ovası, bir dağ eteği ovası görünümünde karstik ve alüvyal özellikler içeren bir yapıdadır.Ancak ilçe sınırları içerisindeki bir çok küçük ova genel olarak karstik özellikler taşımaktadırlar.Dirmil ovası mevcut potansiyel nüfusa yetecek kadar verimli  olmasına rağmen,arazi nüfus artışına bağlı olarak küçük parçalara ayrıldığından çiftçi için bir gelir kaynağı olmaktan uzaklaşmaktadır.Ancak Dirmilcik ovası,Kadıra ovası ve yayladaki Dirmil Geni önemli tarım alanlarıdır.
 
BİTKİ ÖRTÜSÜ
 
            Dağlardaki yükselti ve bakı farklılıklarından dolayı bitki örtüsü de çok  çeşitlilik göstermektedir. Özellikle Maşta yöresi gür bir bitki örtüsü ile kaplıdır.Burada tüm  iğne yapraklı ormanların yoğun olduğu, orman altı bitki örtüsünün  de zengin olduğunu belirtmek gerekir. Maşta ormanları içerisinde Toros Sediri geniş bir alanda yetişmektedir.Yine bölgede sarı çam,karaçam, ardıç ,meşe gibi topluluklar yaygındır. Kerkeli dağı’nın kuzey yamaçlarında sedir, meşe  ardıç ve çam ormanları mevcuttur İlçenin kuzey ve doğu bölgelerinde ise orman örtüsünün zenginliği ve çeşitliliği zayıflamaktadır.Çal,Yediarlı,Söğütlü ve Koçaş bölgesinde yer yer  sedir, ardıç çam ve meşe ormanlarına rastlanılır.Doğu bölgesi ise bitki örtüsü açısından biraz fakirdir.Kadıra yamaçlarında pıynar,ılgın gibi çalısı bitkiler yanında çam ormanları da mevcuttur.Dirmil yaylası  antropojen bozkırların ve yer yer alpin çayırların görüldüğü bir özelliktedir.Burada Akçataş boğazı dışında bitki örtüsü ardıç ve otsu bitkilerden oluşmaktadır.Akçataş  Boğazı dar alanında çam ormanları farklılık gösterir.
Dirmil dağları yüzlerce çeşit otsu bitkiyi barındıran bir özelliktedir. Belki botanik biliminin keşfini bekleyen onlarca tür vardır.Bölgenin üniversite botanik bölümlerine uzaklığı ve bizim bu konudaki yavaş tutumlarımız bu bitkilerin bilim literatürüne girmesini geciktirmektedir.Orman Bakanlığı tarafından Tabiat Anıtı  olarak tescil edilmiş üç adet anıt ağaç mevcuttur.Bunlar Dirmil Merkezde Kocapınar  Toros Sediri,Kurudere  Çatal Sedir ve Maşta Bel mah Ağıllıpınar Sediri’dir.Ayrıca Kültür  veTabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun tescil ederek koruma altına aldığı değişik türdeki  kültür varlıkları da mevcuttur.
 
NÜFUS VE YERLEŞME
 
            Tarihi kaynaklar Dirmil’in çok eskiden itibaren yerleşime açık bir alan olduğunu göstermektedir. Antik dönemde  Likya coğrafyası içerisinde Balbura antik kenti önemli bir yer tutmaktadır.İlçemiz sınırları içerisindeki bir çok alandaki antik döneme ait kalıntılar ve Türklerin Anadolu’ya göçünden sonraki yerleşim yeri isimleri bu ilçenin uzun bir dönemden itibaren yerleşime açık olduğunu göstermektedir.Osmanlı dönemi 19. yy ilk yarısında  750-800 civarında olan nüfus; 20 yy  ortalarında hızlı bir artış göstermiştir. Bu süre içerisinde dışardan göç almış ve dışarıya göç de vermiştir.1950 li yıllarda içeriye ve dışarıya göç hareketleri yaşanmıştır.Bazı aileler tamamen dışarıya gitmişler, bazı aileler de dışarıdan  yerleşmişlerdir.Bu hareketlilik halen devam etmektedir.2010 yılı verilerine göre 850 hane Dirmil dışında yerleşmiş durumdadır.Yine nüfus hareketleri içerisinde son zamanlarda sayıları hızla artmakta olan yaz turizmine bağlı göçler yaşanmaktadır.Çevre illerden sadece yaz mevsiminde gelip 4-5 ay kadar Dirmil’de kalan yazlıkçıları da belirtmek gerekir.Bölgenin şartları gereği ilçemizde toplu yerleşim sistemi yaygındır.Ancak Maşta köyünde dağınık yerleşim daha yaygındır.Köyaltı yerleşmelerine nadiren rastlanmaktadır.
 
EKONOMİ
 
Tarım ve hayvancılık eksenli olan ekonomi son yıllarda çeşitliliğini artırmaktadır.20 yy yarısından itibaren üretilen Dirmil Kireci bölge ekonomisinin iskeletini oluşturmaktadır.Şu anda aktif olan 20’ye yakın işletmede yaklaşık olarak aylık 4000-5000 ton kireç üretilmektedir.Bu üretimin Dirmil ekonomisindeki payı son derece fazladır.15 yıldır faaliyet gösteren kireç fabrikası ise ikinci büyük  üretim kaynağıdır.
            Son zamanlarda gelişme gösteren süt sığırcılığı, mantarcılık ve sera faaliyetleri ekonomimizin yeni çeşitleridir.
            Tarımsal ekonomi; ancak iç ihtiyaçların karşılanmasına yetmektedir. Hatta bu konuda dışarıdan ürün ithalatı yapılmak zorundadır.
Küçükbaş hayvancılık uzun yılların bir uğraşısı olmasına rağmen her geçen gün küçükbaş hayvan sayısı azalmaktadır.
 
TURİZM
 
İlçemiz turizm kentleri Antalya ve Fethiye’ye yakın olmasından dolayı iyi bir turizm potansiyeline sahiptir.Özellikle yaz mevsiminde soğuk suları,serinliği ve temiz havası dikkate değerdir.Karanlıkiçi kanyonu dağ turizmi ve rafting için, Boncuk dağı dik tırmanışlar açısından son derece önemlidir.Gelecek zamanlarda Balbura antik kentinin turizme kazandırılmasıyla bu bölge bir çok farklı imkanlar sunan bir coğrafya haline gelecektir.
            Her yıl temmuz ayında yapılan geleneksel yağlı pehlivan güreşleri de ilçemiz turizmi açısından önemlidir.Kırkpınar güreşlerinin takip eden haftasında yapılan Dirmil güreşleri 24 yıldır geleneksel halde yapılmaktadır.
            Kazı çalışmalarının önümüzdeki yıllarda başlanacağı Balbura antik kenti ilçemiz  sınırlarında olup  Likya dönemine ait eserleri barındırmaktadır.
            Uzun alan araştırmaları sonucunda tespit edilen ve 1900-2000 yılları arasında vatanları için şehit düşmüş veya gazi olmuş atalarımızın anısına Dirmil-Hacıyaran mevkiinde Göçer ailesinin katkılarıyla yaptırılan Dirmil Şehitler ve Gaziler anıtı görülmeye değer eserlerimizdendir.Bu anıt bazı özellikleri itibariyle Türkiye'de bir ilk olma niteliği taşımaktadır.
            Maşta köyü Bel Mahallesi’nde bulunan  Ağillıbeli Sediri(Atasedir)  kayıt altına alınmış ve 48 mboyunda anıt ağaçlardandır.İlçe merkezindeki  çınarlar ve su değirmenleri de turizm potansiyeli olan yapılardır.
            Fethiye-Dirmil-Denizli yolunun geçtiğimiz yıllarda genişletilmesiyle birlikte bölgenin turizm  gelirleri daha da artacaktır.